Çalışan mutsuzsa gider, peki ya patron? Bugün iş dünyasında en çok konuşulan konulardan biri şu: “Çalışan mutsuzsa ayrılır.” Doğru. Ama eksik. Çünkü kimse şu soruyu sormuyor: Patron mutsuzsa ne yapar? Bir çalışan iş yerini beğenmediğinde istifa eder. Yeni bir iş bulur. Yeni bir başlangıç yapar. Peki ya patron? - İşini bırakıp gidemez. - “Ben artık bu şirketi istemiyorum” diyemez. - Anahtarı bırakıp çıkamaz. Çünkü onun istifası yoktur. Onun yükü vardır. Patron; - Bankaya karşı sorumludur - Çalışana karşı sorumludur - Tedarikçiye karşı sorumludur - Devlete karşı sorumludur Ve en ağır olanı: Kendi verdiği kararların sonuçlarına karşı sorumludur. Çalışan yanlış iş seçer, değiştirir. Patron yanlış sistem kurar… Bedelini yıllarca öder. Kimse patronun şu cümlesini duymak istemez: “Ben bu işi sevmiyorum.” Çünkü o cümle, sadece bir duyguyu değil; arkasında onlarca insanın hayatını etkileyen bir gerçeği taşır. Gerçek şu: Birçok patron aslında işini değil, kurduğu düzensizliği taşımaktan yorulmuştur. - Kontrolsüz büyümeden - Plansız bütçelerden - Sistemsiz işleyişten - Her şeyi kendisinin çözmek zorunda kalmasından yorulmuştur. Ama yine de gider mi? Hayır. Çünkü patronluk… Kaçabileceğin değil, düzeltmek zorunda olduğun bir oyundur. İşte bu yüzden mesele şu değil: “Çalışan neden gider?” Asıl soru şu: Patron neden kalmak zorunda? Ve daha önemlisi: Bu yükü neden tek başına taşıyor? Çünkü çoğu işletmede sistem yok. Sistem olmayınca da: - İş, kişiye bağlı olur - Kararlar anlıktır - Riskler görünmez - Problemler büyür Ve en sonunda… Patron, kendi kurduğu işin içinde sıkışır. Şunu net söyleyelim: Patronların istifa edememesinin sebebi iş değil, sistemsizliktir. Sistem kurulan bir işletmede: - Patron operasyondan çıkar - Süreçler kendi kendini yönetir - Riskler erken görülür - Kararlar veriyle alınır Ve en önemlisi: Patron, işin esiri olmaktan çıkar. Bugün birçok patron “çalışan bulamıyorum” diyor. Ama asıl sorun çoğu zaman şu: Sistem kuramadığı için çalışan tutamıyor. Sistem kuramadığı için kendisi de çıkamıyor. Çalışan beğenmezse gider. Patron beğenmezse kalır. Ama güçlü olan patron; Kalmak zorunda olduğu işi, yaşamak istediği sisteme dönüştürendir. Çünkü gerçek liderlik şudur: İnsanları yönetmek değil, işi insanlara muhtaç olmadan yönetilebilir hale getirmektir. Veli Sedat TAŞKAYA

