Tourism Today
TT18 Mayıs 2026 Pazartesi
TT18 Mayıs 2026 Pazartesi
Güncel Haberler
Acente
Destinasyon
Dünya
Gastronomi
Genel
Havacılık
Köşe Yazıları
Kruvaziyer
Kültür-Sanat
Magazin
Otel
Sağlık
Spor
STK
Tatil
Tedarik
Teknoloji
Yaşam
Yerel

2025 yılının kelimesi “Dijital Vicdan” oldu

2 dk okuma

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Türk Dil Kurumu tarafından, halkın katılımıyla belirlenen 2025 yılının kelimesi/kavramı 'dijital vicdan' oldu" dedi.

Bakan Mehmet Nuri Ersoy, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, TDK tarafından belirlenen 2025 yılının kelimesini duyurdu. Bakan Ersoy, "Türk Dil Kurumu tarafından, halkın katılımıyla belirlenen 2025 yılının kelimesi/kavramı 'dijital vicdan' oldu. Yaklaşık 300 bin oyun kullanıldığı bu süreçte seçilen kavram; dijital çağda vicdanın, sorumluluk ve eylemden uzaklaşıp yalnızca bir 'tıklama'ya indirgenmesini düşündürücü bir biçimde tartışmaya açıyor. 'Dijital vicdan', bireysel ve toplumsal duyarlılıklarımıza ayna tutan güçlü bir kavram olarak öne çıkıyor. Bu anlamlı çalışmaya katkı sunan Türk Dil Kurumu, Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) ile değerlendirme kurulunda yer alan kıymetli akademisyen ve uzmanlara teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı

BEĞENİYLE 'VİCDANLARINI RAHATLATMA' EĞİLİMİNE GİRİYORLAR' TDK'den yapılan açıklamada ise halktan gelen öneriler ve alanında uzman isimlerden oluşan 23 kişilik değerlendirme kurulu tarafından belirlenen 5 kelime/kavramın, TDK'nin internet sitesinde halk oylamasına sunulduğu hatırlatıldı. Oylamaya değer bulunan kelimelerin 'dijital vicdan', 'vicdani körlük', 'çorak', 'eylemsiz merhamet' ve 'tek tipleşme' olarak belirlendiği ve 'dijital vicdan' kavramının yılın kelimesi/kavramı seçildiği belirtilerek şöyle denildi: "Vicdan', TDK'ye göre 'kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine düşünmesini sağlayan duygu' olarak tanımlanır. Ancak dijital çağda bu kavram farklı bir boyut kazanmıştır. İnsanlar çoğu zaman gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda, sosyal medyada bir paylaşım ya da beğeniyle 'vicdanlarını rahatlatma' eğilimine girmektedir. Bu durum, bireysel duyarlılığı pasifize ederek vicdanı 'tıklanabilir bir işlem'e indirgemektedir. Beğeni, paylaşım ve yorum yapan bireyler, bir 'tıklama' aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Merhamet ve insaf duygusunu ise sembolik görünürlükle sınırlamaktadır. Bu nedenle 'dijital vicdan' kavramı, çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini almalıdır. Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için 'içerik üretmek', o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlama yaratmakta, sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır."

Bu haberi paylaş